Araç kiralama sektörü Türkiye’de her yıl giderek popülaritesini artıran bir hizmet sektörü haline gelmiştir. Sektör yarım asır önce acente olarak 1946 yılında Detroit havaalanında Warren Avis tarafından kurulmuştur. Kiralamalar, bireysel ve kurumsal olarak ikiye ayrılır. Bireysel araç kiralayanlar günlük, haftalık, aylık, ve yıllık kaç kiralayabilir. Bu genel de tek araç için geçerli olur. Kurumsal da ise toplu araç kiralamalar yapılır ve süresi değişkenlik gösterebilir. Bir de bireysel ve kurumsal olarak bahsedeceğim iki tür kiralama seçeneği var. Biri kurumsal biri merdivenaltı olarak geçen yerler bu konuya birazdan daha detaylı yer vereceğim kısa bir açıklama yapmak istedim.

Yaklaşık 8 ila 10 yıl öncesine kadar bu kiralamalar güvenli olarak daha çok şehrin önemli ve turist sayısının yoğun olduğu yerlerinde bulunur, talep gören ilçe ve mahallelerde ise ‘merdiven altı araç kiralama’ olarak güvenilir olmayan hizmet verirlerdi. Güvenilir olmayan hizmet olarak, sizin kiraladığınız araç için herhangi bir olumsuz durum gerçekleşmesi ihtimaline karşın hem kendilerini kasko harici güvene almak hem de daha fazla gelir elde etmek için müşterilere ‘boş senet’ imzalatılırdı.

Bu şimdiler de kiralama yaptığınız büyük kurumsal şirketlerin sözleşme maddelerinde yazan maddelere benzer bir durum olarak bakılabilir. Tabiki bir tarafın tamamen kişisel, diğer tarafın ise hukuksal çözüm yolları da göz önünde alınmalı. Bu şekil de yaşanan problemlerin müşteri potansiyle alakalı olarak çözüme kavuşturulabilirdi ve öyle de oldu. Artan müşteri potansiyeli hem araç kiralama filolarının hem de kiralayacının güven, konfor ve ücret sorunlarını çözmeye yönelik, insanların seyahatlerinde kullandığı toplu taşıma araçlarının, otogarların, havaalanların, tren garlarının, büyük yolcu indirdiği ve bindirdiği yerlere daha fazla kurumsal araç kilosu kiralayan, bunu yaparken herhangi bir ‘senet ve herhangi bir geçerliliği olmayan söz’ kullanmadan tamamen noter de onaylı sözleşme maddelerinin olduğu, araç alıp verirken, aracın çiziminin olduğu, çizik, yanık vb. problemleri gösteren sözleşme nüshaları içeren bir yola gitti. Araç kiralayacının kaza, afet gibi durumlar da başına gelebilecek sorunları maddi ve manevi yönden garanti almasına yönelik sigorta paketleri çıkardı.

Örnek

Artan araç kiralama filolarının fazlalığıyla beraber rekabet de fiyatların düşmesine sebep oldu ve bu da müşteriye katkı sağladı. Ben de ilk aracımı 2016 yılında kiraladım ve neredeyse her yıl , daha çok arkadaşlarımla, araç kiralayarak seyahat ediyorum. Benim araç kiralamam tamamen turizme yönelik oluyor genel de ve birçok insan da aslında bu hizmet için kullanıyor.

Araç kirama sektöründe artık yeni digital uygulamalar da çıkmaya başladı. Bunlar genel olarak ilk başlangıç da bir günlük araç kiralamak istemeyen, özel bir işini halletmek veya daha hızlı bir şekil de kısa saat dilimleri içerisinde araç kullanmak isteyen insanlara yöneldi. Moov-TikTak gibi digital uygulamalar ile de araç kiralayabiliyorsunuz. Uygulama içerisinde onayladığınız sözlesmeler, araç seçimi, ödeme gibi birçok şeyi elinize nüsha almadan halledebilirsiniz. Bu uygulamalar da artık günlük ve haftalık araç kiralamaya doğru yeni yeni adımlar atmaya başladılar ama zaten ülkemizin şuana kadar çok fazla şehirlerinde bulunmadıkları için yaygınlaşmaları biraz daha zaman alıcak gibi.

Yani burada Türkiye’de gelişen araç kiralama sektörü, saatlik hatta 15 dakikalık süreye kadar indiği için Türkiye’de araç kiralamak artık kolay ve gelişen önlemler ile güvenli diyebiliriz. Tabiki bu sizin kiralama yaparken ne kadar çok kiralama sözleşmelerine ve kendinizi aldığınız sigortaya da bağlı. Peki yeni nesil araç kiralamalar da araçların durumunu da sizlere söylemek isterim. Bu sürekli gelişen ve büyüyen filolar sayesinde dediğim şekil de büyük araç filolarının, acentelerin araçları her yıl hatta bazı firmaların araçlarının 6 ay da bir yenilendiği ve filosuna yeni araç eklediğini söyleyebilirim. Alacağınız araçlar yıkanmış, bakımı yapılmış ve o yılın belki o ayın içerisinde trafiğe çıkmış, kilometresi düşük olarak gelecektir. Bu söylediğimiz ‘merdiven altı’ yerlerde ise ne yazık ki böyle bir hizmet bulunmamaktaydı. Fakat artan araç kiralama filoları sayesinde bu sektör de yine eskiye oranla daha iyi duruma gelmekte ve kendini yenilemekte. Çünkü küçük şehirlere, ilçelere ulaşımı sağlanamayan acentaların yerini bu tarz işletmeler sağlamakta ve onlar da bu sektör de yerini korumak için çaba sarfetmek de. Ben bir kere ‘merdiven altı araç kiralama’ dediğim yerden kiraladım ve 4 yıl geçti üstünden. Benim deneyimlerim o zamanın kötü hizmetine denk gelmişti. Ama gördüğüm kadarıyla şu an da ki gelişmelerinden dolayı onların da hakkına girmemek için gerekli açıklamayı yapmak istedim sizlere.

Burada son olarak araç kiralamayı nereden yaptığımı da söylemek isterim ve sizlere kiraladığım araçları göstererek yazıyı sonlandırıcam. Ben kiraladığım araçları Yolcu360.com araç kiralama web veya appi üzerinden yapıyorum ve oldukça memnunum. Her türlü ek opsiyona sahip olabileceğiniz bu site oldukça güvenlidir. Lütfen araç kiralarken her türlü olumsuzluğu düşünün ama kiraladığınız aracında kendinize güvene aldığınız her anın keyfini çıkararak araç kullanın. Yollar sizin olsun, takvimleriniz rotayla dolsunn.. İşte benim kiraladığım araçlar ve şirketleri;

Kiralama yıllarımı karışık olarak koyuyorum.

Sabiha Gökçen Havaalanı-Avis Kirama Hizmeti

Kiraladığım araç Fiat-Egea. Arabayı aldığımız kilometre 2800 civarlarındaydı. Not: Orta segment C sınıfı bir araç.

Sabiha Gökçen Havaalanı- Green Motion Araç Kirama

Benim en çok kiraladığım araç Renault’un Clio 4 modeli. Özellikle dizel olarak kiralarsanız benzin konusunda baya bir avantajlı seyahat etmiş olursunuz. Neden en çok clio kiraladığımı sorarsanız da bunun cevabı aslında fotoğraf da. Clio ile yaz-kış seyahat ettim ve özellikle bir kış sezonunda karlı, buzlu yollar da bir problem yaşamadan yolculuklarımı tamamladım. Benim için ayrı bir önemi ve yeri var. Siz kiralarsanız yinede dikkatli olun ve size uygun bir araç seçin. Not: Orta segment B sınıfı bir araç

Sabiha Gökçen Havaalanı – Central Araç Kiralama

Kiraladığım araç Seat-Arona. Kiraladıklarım arasında fiyatı en yüksek ve en konforlu olan araç olarak da söyleyebilirim. Not: Araç segmenti Suv-Eko K olarak geçer.

Trabzon Havaalanı – Garenta Araç Kiralama

Kullandığım araçlar içerisinde kilometresi en düşük gelen araç hatta 0 gelen araç diyebilirim. Yanlış hatırlamıyorsam sadece 8 kilometre gösteriyordu hatta jelatinleri bile tam sökülmemişti. Araç Peugout-301 model. Not: Araç orta segment B sınıfı bir araç.

Farklı modeller de birkaç araç daha kiralamıştım fakat fotoğraflarını bulamadığım. Aşağıya yine aynı fakat farklı tarihler de kiraladığım araçlardan birkaç fotoğraf bırakıcam. Araçları sadece ulaşım değil aynı zaman da bir ev olarak kullandığım da oldu seyahatim de. Tabi otostop yolculuğum arasında bunları çok fazla yapamadım genel de ya otostoptan önce ya da arkadaşlarımla 4-5 kişi bir aktivite yapacağımız zaman araç kiraladım. Tabiki 4-5 kişi otostoba çıkmışlığımız da var ama her yolculuğun keyfi bambaşka tabiki.

Tüm araç kiralama şirketlerine selamlar.. Bu yazı hiçbir sponsor barındırmaz. İyi seyahatler. Sevgi, saygı, yol ile.

DİĞER KİRALADIĞIM ARAÇ FOTOĞRAFLARI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: