BİR SEYAHAT ÇANTASININ YOLCULUĞU NASIL OLMALI?

Yolculuk heyecanının başladığı ilk nokta bir valizi, sırt çantasını hazırlamaya başladığımız an olur. İçinde giysilerimiz, temizlik malzemelerimiz, hobi eşyalarımız ve yanımızdan ayırmak istemeyeceğimiz özel eşyalarımız olur. Hem mutluluk’un heyecanını yaşarız hem de mutluluk’un karmaşıklığını. Hepsi sığsa yine de yetmez aslında o an bize. Ya eskiler, ya yenilere sahip olmak isteriz. Götürdüğümüz sadece bedenimiz ise eğer. Bedenin ihtiyacı hiç bitmez çünkü. Ruh ‘un kendi  kendini doyurumu, mücadelesi,çözümünü beden yapamaz. O yüzden beden yolculuklarında ruh olmaz, yük olur. Sırtımızda biriken, kollarımızda acıyı yaratan bize rahatlık hissi veren yük. Benim seyahatlerim’de de bir zamanlar olan, bana verdiklerini, aldıklarımla karşılaştırdığımda yenilgiye uğrayan ve ondan vazgeçtiğim yük. Bir gezginin sırt çantası bir valize sığmaz. Bir valiz  ruhun yolculuğunu kaldıracak kadar destekli değildir, ihtiyaçlarını karşılayacak kadar çok fazla bölmesi yoktur. O yüzden biz gezginler valiz kullanmayız, sırt çantası kullanırız. Ama baktığınızda bir valize sığdırdıklarımızı bir sırtçantasınada sığdırmaya niyetli oluruz ilk başlarda. İlk başlarda diyorum çünkü her bir fark ediliş, yeni fark edilişleri doğurmuyor mu?  Hayat hep çözümlemeye devam eder. Unutmayın ki varacağımız bir hedefte sadece merdivenleri tırmanarak bitiş noktasına ulaşamayız, bazen geri çıkmak zorunda kalacağımız o merdivenlerden inmemiz de gerekir. İşte hayat. Her çözümlememiz’de her zaman doğru’da devam etmez. Kurtulduğumuz beden olmadıktan sonra sırt çantasının hiçbir önemi kalmaz. Her zaman hazırlık yaparız, bir sonra ki adımın hazırlığıdır şuan fark ettiğimiz. İşte böyle düşüncelerin arasından gidip geldiğim zamanlarda sırt çantamın bana verdikleri, benimle ne kadar süre boyunca böyle devam edeceği, aklımı karıştıran sorular arasında gidip geliyordu. O benim sırt çantamın ötesinde bir yol arkadaşı, bir mutfak ustası, üstü yıldız  kaplı bir ev olduğu için onunla yolda olmak sadece ve sadece kültür için, eğlenmek için, kavuşmak için gezen insanlardan farklıydı. O yüzden bu yazıdan kendisine bir şeyler alacakların birçok  farklılıkları’da olucaktır, ortak kazanımları’da olacaktır. Sırtçantasının yolculukları, kullandığı araç, konakladığı yer, kalacağı gün, kaç kişi olduğuna sayısına göre değişmelidir. Her zaman kullanılacak olan eşyalar, sizlerin gerek maddi gerek manevi gücünüze göre ayarlanmalılar. Sadece arkadaşlar ile yapılacak aylarda 1-2 defa olan kamp için alacağınız çadırla, senenin büyük bölümünde yolda tek başınıza taşıyacağınız çadır aynı olmamalıdır. Sağlamlığı, büyüklüğü aynı olmamalıdır. Görüntü güzelliğini kullanacağınız yolcukluklarınız ile her zaman kullanıcısı olduğunuz çanta aynı olmamalıdır. Belki bir yıl öncesinden seçeceğiniz  giysileriniz sadece korumayı ve rahatlatmayı başarabilir. Gerçekten ihtimalı az fakat ihtiyaç durumu yaratabilecek bir eşyayı yanınızda olmasa dahil ona ulaşabilecek durumda olduğunuzu biliyorsanız , satın alabilecek durumda olduğunuzu biliyorsanız onu lütfen bırakın. Birkaç yolculuk’un eşyalarını bu düşünceye göre yapın maddi veya manevi gücünüze göre bunu uygulayın. O ana uygun canınızın isteyebileceği şeyler yerine yine yemek’de olduğunuz uzun süreli gıdaları çantanıza koymayı tercih edin. Bir anne poğaçası sizin canınızı o an çektirmiyor olabilir ama birkaç gün sonunda bir yemek’de zevk aramayacağınız duruma gelebileceğinizi gözden geçirin. Ağırlıklarınızı da bu süreçte hesaplayın. Sık sık ihtiyacınızın olduğu eşyaları çantanızın tek bir el hareketiyle ulaşabileceği kadar yakın noktalara koyun. Dizimlerinizi dolabınıza değil,sırtçantanıza koyduğunuzu hatırlayın ve giysilerinizi ona göre katlayın. Çantanızın büyümesi ve küçülmesi inanın yolun üstünde vereceğiniz en doğru kararlardan biri olmuş olacaktır. Durduğunuz noktalar’da çantanızın ağırlığı veya çantanın yanınızda olmasa daha iyi olur diyebileceğiniz durumlarda çantanızda bulunacak ufak bir asma kilit içsel bir rahatlama sağlayacaktır. Hayatın çantanızdan geçmediği, anlık gerçekleştirdiğiniz, zorunda kaldığınız yolculuklarda yanınızda olmayan eşyaların dönüş yolunda size hüzün vermediğini, kötü günlerde renginizi unuttuğunuz, iyi günlerde kirliliğini unuttuğunuz bu koca eşyaları her zaman çantanıza yerleştirirken gözden geçirin. Bir mat’ın veya şişme mat’ın yer kaplamasını, tulumun, termos’un ağırlığını, ses bombasının ihtiyacını, makyaj malzemesinin kullanabilirliğini vb  tüm madde ihtiyacları o seyahatin yolculuğuna göre yer kazanmalıdır.Unutmayın ki ruh doygunluğu gerçek seyahat doygunluğu ve mutluluğudur. Ruhunuzu seyahat çantanız değil, seyahatiniz doyursun. Sevgi, saygı yol ile.

Yorum Bırak

%d blogcu bunu beğendi: