2020 TÜRKİYE’NİN YAZINA YOLCULUK

Merhabalar dostlarım, savaşıyoruz şuan, sağlıkçılarımız Covid-19  ile emekçimiz ekmeğiyle öğrencimiz eğitimiyle, bir Cihan savaştayız. Onlarca ülke, yüzlerce şehir bazen ölüm oranının artmaması için bekliyoruz, her gün sonuna geldiğimizde işaret koyuyoruz. Hepimiz biliyoruz ki, nasıl Kara Veba, nasıl İspanyol salgını, nasıl Sars, bu Cihan’dan elini belki bir süreliğine olsa da çekmiş olsada, Covid-19’da bu Cihan’ını bırakacaktır, en azından bir nefes verecektir. İşte nefesin geleceğini umut ettiğimiz bu yazı hepimiz dört gözle bekliyoruz. Şimdi sizleri bu yazı sadece denize ve doğaya ayıracağınız, bir nefes rotasına doğru götürüyorum. Marmara’dan, Ege’ye, Akdeniz’e, Karadeniz’e biraz nefes almamız, coşkuyla eğlenmemiz dileğimle.

MARMARA ROTASI:

Kırklareli: Demirköy (İğneada), Vize (Kıyıköy) bu rotada en sevdiğim yerlerden biri olan İğneada; longoz ormanları, mert gölü ve sportif faaliyetleri ile eminim sizlerinde çok seveceği ve sportif faaliyetler içinde eğleneceği rotalardan biri olacaktır.

Edirne: Keşan ( Erikli )  Trakyanın sanırım oldukça en genç plajlarından biri desem abartmış sayılmam. Tabiatı, festivalleri, deniziyle, en önemlisi gençliğiyle sizlere kucaklayacak Erikli’yi atlamamınızı dilerim.

Tekirdağ: Şarköy ( Uçmakdere), Süleymaniye (Kumbağ) Trakya rotası içerisinde size önereceğim en güzel yerler içerisinde. Özellikle uçmakdere, yamaç paraşütü tutkunları için ayrı bir öneme ve güzelliğe sahip, Türkiye’de babadağ’dan sonra en keyifli uçuş rotasında bulunan uçmak dere, özgürlüğe kollarını açmış, sizleri nefeslendirmek için bekliyor olacaktır.

EGE ROTASI:

Balıkesir: Ayvalık ( Sarımsaklı, Cunda)  Edremit (Altınoluk) Ege’ye adım attığınızı maviliğiyle, sıcaklığıyla, samimiyetiyle anlayacağınız, içinden çıkmak istemeyeceğiniz bir rota olacaktır sizlere.

İzmir: Çeşme (Alaçatı), Karaburun, Foça (Eski Foça) Sizi marşıyla selamlayan, gülümsemesiyle çiçek açtıran, içindeki yemekleri ile mutluluğu damağa taşıyan bir tatil rotası olacaktır. Denizi, kumu, güneşi ve yıldızları sizlerin bu zamanlardan oldukça hızlı kaçmak isteyeceğiniz kadar güzel, eğlence hayatı ise içinde, boğanızda kalan haykırışları son ses telinize ulaşmak isteyeceğiniz kadar yüksek ve ışıl ışıl.

Muğla: Bodrum  (Gümbet), Marmaris (İlçenin Tamamı), Fethiye (İlçenin Tamamı), Sığla ağaçlarının  arasından yol aldığım, gök mavisi suların izinde, bembeyaz evleri’nin ruhumda yarattığı huzur ile tanışmıştım Muğlayla demiştim. Denizin Türkiye sınırları içerisinde ki en berrak suyuna sahip (Fethiye), en iyi yaşam kalitesine ve en büyük gece hayatına sahip (Marmaris), en güzel deniz ve tabiat manzaralarıyla yeniden doğacağınız şehir, yeni bir ruhun yaratıcısı Muğla. Benim’de rotamın ilk durağı.

AKDENİZ ROTASI:

Antalya: Alanya, Kaş ( Kekova, Kaputaj), Adrasan (Suluada), Kumluca (Olimpos), Denizin tuzunu artırdığı, manzarasının derinleştiği, sıcaklığını arttığı, masmavi suların tadının devam ettiği, gece hayatının, turist  sayısının rakamlarını katladığı Akdeniz’in, Ağustos’un sonlarının adı Antalya. Rahatlık, modernizm, seyyah’ından, öğrencisine, iş insanına, emeklisine bir hayat Antalya. Antalya’nın neresinde olursanız olun, antalya’yı daima seveceksiniz.

Mersin: Silifke (Tisan, Narlıkuyu), Anamur, Erdemli (Limonlu, Kız Kalesi) akdeniz’in doğusuna doğru gittiğimizde bir deniz’in ötesine geçiyoruz sanki, Ege’nin, Antalya’nın ötesinde deniziyle başka bir konuma ulaşıyor Mersin. Büyük kalabalık turistleri ağırlamıyor, ama tadını halkıyla çevresinde ki şehirler çıkarıyor. Mersin’de bir yüzmek, bir tantuni yemek. Adana’ya da uğramadan bitirmeyin rotanızı.

KARADENİZ  ROTASI

Bartın: Amasra (İnkumu, Tarlaağzı), Güzelcehisar, Batı Karadenizin denizine keyifle girebileceğiniz, temizliğiyle öne çıkan, akşamları eğlencesini doya doya yaşayabileceğiniz şehirlerimizden biridir Bartın. Eğer aklınızda Karadeniz varsa, Bartın’ı es geçmeyin.

Sinop: Hamsilos, Erfelek, Gerze, Karadenizin bağımsızlığını ilan etmiş bir şehri gibi adeta Sinop. Akşamları Akdeniz, gündüzü suyuyla, tabiatıyla Ege olan, insanıyla mutlu, turistine keyif veren şehirdir. Türkiye’de en sevdiğim şehirlerin ilk sıralarında olan Sinop, Karadeniz rotanızda, İnceburun bölgesinde, Türkiye’nin en kuzey’inde sonsuzluğa haykırışınız içinde oldukça elverişlidir.

Rize: Çayeli, Ardeşen, Çamlıhemşin (Ayder, Pokut, Gito, Huser, Elevit, Palovit), Karadeniz’in, en yeşil, hatta Türkiye’nin en yeşil ve en ıslak şehiri benim için Rize. Ormanların içerisinde kaybolacağınız, oksijen’den başınızın ağrıyacağı, bulutların üstünde bir kuş hissayatı yaşayacağınız benim Türkiye’de ki bir numaralı şehirim. Burada bir deniz keyfi değil, burada onlarca birbirini kıskandıracak yayla keyfi var. Özellikle Çamlıhemşin, şimdilerde kendini beyaz’dan yeşile boyadığı bugünlerde deniz’den çok orman’ın kollarında olmak isteyenlerin ilk tercihi olacaktır, olmalıdır.

Aynı zaman’da bir kez Karadeniz’e gelmeyenlerin’de bir daha rotasından hiç çıkarmayacağı bağımsızlıkta ve yeniden yaratılış gücündedir. Yakınında’ki Trabzon’a uğramadan ayrılmanızı istemeyeceğim, bu rota’da her adım bir nefes, her adım bir çay kokusudur.

Ülkemizde böyle topraklara sahip olmaktan, onur, gurur, bir gülümseme duyduğum Türkiye’nin 81 il 500 ilçesine ayak basan bir seyyah olarak, sizlere hazırladığım rotalardan en azından birini yapmanız bu yazın bana ve hepimize en güzel hediyeolur, başarının bir ödülü olur. Türkiye’nin 7 bölgesinden, 4 bölge, 11 şehir eğlencenin, denizin ve tabiatın en güzel ve maksimum yaşantısını gördüğüm yerler. Çevresinde’ki iller, yol güzelgahında’ki her toprak hiçbirinden farksız,  bir keşiftir. Yolunuz açık, gücümüz bol olsun.  Sevgi, saygı, yol ile.

Yorum Bırak

%d blogcu bunu beğendi: